ADEM's profilelaborantPhotosBlogListsMore Tools Help

laborant

laborant

ADEM YILDIRIM

Occupation
Location
ademyildirim63@hotmail.com

Windows Media Player

giu53ppe85oradata

Loading...

Video

No content has been added yet.
Ziyaret ettiğiniz için teşekkürler!
Please wait...
Sorry, the comment you entered is too long. Please shorten it.
You didn't enter anything. Please try again.
Sorry, we can't add your comment right now. Please try again later.
To add a comment, you need permission from your parent. Ask for permission
Your parent has turned off comments.
Sorry, we can't delete your comment right now. Please try again later.
You've exceeded the maximum number of comments that can be left in one day. Please try again in 24 hours.
Your account has had the ability to leave comments disabled because our systems indicate that you may be spamming other users. If you believe that your account has been disabled in error please contact Windows Live support.
Complete the security check below to finish leaving your comment.
The characters you type in the security check must match the characters in the picture or audio.
Bàrbara gwrote:
4 Oct.
MERHABA ALANIMI BEGENDIGINIZE SEVINDIM SELAMLAR
GO TO FEEDINGTHEDESIRE.COM
FEEDINGTHEDESIRE.COM
19 July
Bàrbara gwrote:
feliz fin de semana nene besitos
21 June
Bàrbara gwrote:
==Recados Para Orkut - RecadosOnline.com
19 June
Bàrbara gwrote:

Corações: 5
4 Feb.
Bàrbara gwrote:
besitos
29 Jan.
ge yaowrote:
Thanks for your comment on my space. I gonna buck up n make it more beautiful. Welcome to visit again!
13 Jan.
H Bwrote:
The pictures off Hasankeyf trilled me very much. What a beautifull place. It is one off the earliest civilication off the world. We coul learn a lot about our history and the development in the world. The western civilication takes the Greeks and the Romane's ass the start off the civilisation for the world. But iff we look what allready did exist and what allready is found there whitout a reall professional archeological search. Than you can imagine what else there is in the ground.
 
Thanx for those beautyfull pictures off Hasan Keyf, Urfa, and other places.
 
I loved to see the picnic pictures. What a fun and laughing you have had by burning the Turkey. I hope to see more pictures from youre activities and experiences.
 
Greetings,
Bayk
26 Dec.
nice to meet you 'n thx for ur comment, i'll upgrade for ma space outta ma working time....
how r u? 'n i'll always visit you..... nice dreamin'
14 Dec.
thank u for your  comment.
in the future i ' ll visit  again.
lolยิ้มแฉ่ง
6 Dec.
Photo 1 of 55
14/07/2008

DEPRESYONDAKİLERE

Bir arkadaşımla telefonda görüştüm biraz önce.Beyoğlu'nda balık yemiş,içmiş,eve dönüyormuş.Son günlerde biraz sıkıntılı,tam olarak anlatmıyor ama galiba depresyona girmiş...

Bu depresyon nasıl bir yerdir,girince çıkılır mı,sevmezsen bir daha gitmez misin,servisi kaliteli midir,hesabı yüklü mü gelir? O konuşurken birden aklımdan tuhaf tuhaf düşünceler geçti.Arkadaşıma ''eee,ne yapacaksın şimdi,çıktın mı lokantadan?'' diye sorunca ''Evet,lokantadan çıktım,şimdi eve gidiyorum'' dedi,''Peki'' dedim '' Depresyondan çıktın mı?'' , ''Evet evet,eve gidiyorum'' dedi. )

Keşke dedim,keşke bu kadar sade olsaydı hayat,bu kadar yalın,basit ve net.Depresyondan çıksaydık ve eve gitseydik...

Dönüp geçmişte yaşadıklarıma bir baktım.Allahım,nelerden dolayı depresyona girmişim.Sınavım kötü geçmiş depresyona girmişim,Sevgilimden ayrılmışım depresyona girmişim,üniversiteden mezun olduktan sonra iş aramış ve bir süre bulamamışım depresyona girmişim...Hiç bir şey yokken durduk yere depresyona girmişliğim de var.Bir ara bunu hayat tarzı olarak benimseyip,sözde bohem(!) yaşamaya bile başlamıştım,o halimi sevmiştim,elde rakı,ağızda sigara,şarkı da o dönem patlamış, ''Dipteyim sondayım depreeesyondayııım'' değmeyin keyfime,bir havalara girmişim, ''Kimse beni anlamıyor,bu dünya zalim,kıymet bilen yok'' falan,iyice bir alışmışım,sevmişim depresyonumu..Yani anlayacağınız; depresyondayım ama gururluyum.Sonra çıkınca anladım ki; ben acıklı şarkıları,beni ağlatan filmleri,mutsuz aşk hikayelerini sevmişim hep..Hüzne yakın bir yanım hep vardır kabul ama depresyonu da hayat biçimi haline getirmek olmaz ki..Baktım geçen günlere yazık ediyorum,bir silkelendim kendime geldim,o gün bugündür rahatım..Bir şey canımı çok yaktığında,fırsatım varsa hemen uyuyorum,uyanınca da geçiyor.Yani ben işin kolayını buldum: depresyona girmiyorum,yatağa giriyorum,yorganı kafama çekiyorum ve uyuyorum,sabah yola devam..Şartladım galiba kendimi,işe yarıyor...

Depresyondaysanız bu elbette iş hayatınızı da etkiliyor.Bir dalgınlık,bir dikkatsizlik ki sormayın.''İki gün izin istiyorum,depresyondan çıkıp geleceğim'' de diyemiyorsunuz..Endişe,kaygı,korku,stres,umutsuzluk vs. Bunlar çalışma verimini düşürüyor,sürekli hatalar yapmaya başlıyorsunuz.Aklınız başka yerde,siz başka yerde,gölgeni dolaşıyor sanki ofiste.Depresyon ofisin ciddiyetiyle bağdaşır mı hiç? Bekleyen işler,bitirilecek raporlar,girilecek toplantılar,görüşülecek müşteriler...İşler sizin depresyondan çıkmanızı beklemez ki,üstünüze gelirler,içiniz sıkışır,depresyona girdiğinize gireceğinize pişman olursunuz,hiç girmeyin daha iyi...

İçinize kapanmayın sakın,bu sağlığınızı da etkiler.Dışarı çıkın,dostlarınızı bulun,ailenizin desteğini alın,ya da bir süre sessiz kalın,DURUN,her şey olanca hızıyla koşmaya devam etsede siz DURUN.Bazen durmak gerekir.Duygularınızı fark edin,acı çekiyorsanız,acınıza sahip çıkın,o sizin acınız.Bu cümleyi yazarken Fight Club'daki bir sahneyi hatırladım.Belki de bana bu cümleyi yazdıran filmin o sahnesi.Taylor,Jack'in elini asitle yakar,''Bu kimyasal bir yanık,şimdiye kadar hissettiğin tüm yanık acılarından daha fazla canını yakacak'' der.Jack'in canı çok yanmaktadır ve bağırır''Söndür'' diye,Durden Taylor der ki; ''Bu hayatının en önemli anı,bu acı gerçek,bu senin acın,onu hisset ve geçmesini bekle.'' Acı büyük bir tecrübedir...

Bir dost meclisinin neşesi,hiçbir şey yapmıyorsak da denize bakmanın keyfi,şanslıysak ve aşıksak ve seviliyorsak sevdiğimiz kadar,sevdiğimizin varlığı,geçmişte kalmış olsa da güzel anılarımız ki hepsi bizimdir,hepsini biz yaşadık,rüzgarın esintisi,bir gülümseme tanıdık ya da yabancı,birine iyilik etmiş olmanın verdiği gururlu huzur,biri olmazsa bir diğeri,bunlardan hiç biri olmazsa sadece kendi varlığımıza duyduğumuz inanç ve hayat öldürmek için her şeyi yapsa da içimizde yaşattığımız o kahraman çocuğun umudu...Ne yapıp edip sıyrılmalı bu karamsar ruh halinden,hem de hemen...

Bildiğim şu: Durumu değiştiremiyorsak da duruma verdiğimiz tepkileri değiştirebiliriz...

Bunun tek yolu var: KabuL EdiN !!! Başarısız olabilirsiniz,kaybedebilirsiniz,yenilebilirsiniz,terk edilebilirsiniz,yalnız kalabilirsiniz,anlaşılmayabilirsiniz, ''Bunu da mı yaşayacaktım'' demeyin,Yaşayabilirsiniz..Kabul edin,olan olmuştur..Önce kabul edin,sonra hatalardan ders alın,sonra durumu algılayış şeklinizi değiştirin,verdiğiniz tepkileri değiştirin..Şaşırtın herkesi,bu sefer farklı davranın...

Depresyondaysanız da çıkın, çıkın da evinize gidin hava kararmadan...



ALINTI
14/06/2008

Ey gönül bak bir çevrene



Bir nefeslik konaktan
Kimler geldi de göçtü
Kısacık bir konaklama için
Kaç gönlü kırdı da gitti

Rahatı arayıp durduğu handa
Ne diline hâkim olabildi
Ne de ellerine dur diyebildi
Bir anlıktı geldi de gitti

Nefsinin peşinde koşmaktan
Kilitler vurup yüreğine
Azığını elleri ile savurup
Akıldan dem vurdu gitti


Hırs ile “Bir ben” diyerek
Haramla âlemlere yiğitlenip
Paylaşamadığı koca dünyada
Bir avuç toprağa tav oldu gitti

Şimdi sen konaktasın ey gönül

Bir nefeslik ömrünle
Ya kilitler açacaksın
Ya kilitler vuracaksın
Ya nefsine uyacaksın
Ya da yüreğinde özüne ineceksin
Ya bir nefes rahat arayacaksın
Ya da azığını sağlam tutacaksın
Ya akıllı geçinip aptallığını yaşayacaksın
Ya aklını hakkı ile kullanacaksın
Ya hiçlik mertebesinde yok olmayı bileceksin
Ya da gerçekten “HİÇ” olacaksın

Dilşad BATMAZ 

14/12/2007

HADİ ANLAT BAKALIM!

Diye başlayan cümleler bozuyor, hep sessizliği.  Önce objelerden başlıyorsun; kurak, yeşillik yok. Yine susuz diyorsun ve sonuna çamur ekliyorsun. Küçük küçük  evleri ve avlusundaki

Çocuklardan; bisikleti olmayan, topu rüzgarda (toz fırtınasında) ya uçmuş yada sıcaktan havası inmiş. Aralarında Kürtçe konuşan, Türkçe yi unutmuş yada öğrenmeyi azmetmiş küçük çocuklardan. Bir adamdan  bahsediyorsun saat beşi vururken o soğukta dışarıdaki lavabosundan abdesttini alıp,  namazını eda etmeye çalışan; hamile  olan ama söylemeye çekinen bir eş. Kardeş özlemi hiç çekmeyen bir o kadar çocuktan. Tırnaklı ekmek ve haşlanmış nohut  kahvaltıları bunlar diyorsun. Aaaaa…………. diye şaşıran bir arkadaş bölüyor sözlerini, orda hayat yokmuş diyor. Sen hastahanem diyorsun orda hayat var. Hem de en acısı(!) yetişilmeye çalışılıyor, her gün geç kalınmışlığa. Sonra mağazaları soruyor arkadaş…  senin bildiğin gibi değil her eteğin her rengi var; boyları hep aynı uzun. Marka yok,  zaten burada ona da gerek yok.  Bilmiyorlar ki arayışta olsunlar. Küçük bir yer olmalı! dediğine bakılırsa akşam dışarıda çıkamıyorsun dur diyor?  Zorluk yok ki herkes  hayatından memnun niçin kendilerini eğlendirecek bir şey arasınlar. Burda günler saat beşte sabah namazıyla başlar, selamün   aleykümle devam eder; yatsı namazını eda edip Allah(c.c) rahatlık versin diyip şükürle biter.

Eeeee……anlat!!!! Yollarınımı at ve motora hizmet için var. Bazen karanlık bastığında (elektrikler kesildiğinde), güneş tam olarak bizi bırakıp gittiği zaman bolkonuma çıkarım, suriye’ye bakarım, siğaramı yakarım, voltmenimi takarım kulağıma. Dalarım Suruç’a. Suruç dedim değil mi geceleri tek ışığı varsa motor, iki ışığı varsa kamyon!!!!!!!!!!!!!!

                                                                                                                           TÜRKAN ÇAKIR

                                                                                                                               12/12/2007

                                                                                                                              SAAT:24:38


 

29/11/2007

ÇOK ÖZLEDİM




Senden ayrıldığım ilk gün
Hatta duyduğum ilk an
Ta omuzlarımda hissettim
Hasretin büyüklüğünü
Hasret ki benzemez
Dünyanın hasretliğine
Nasıl dayanayım
Dağlardan ağır bir yük
Yokluğun büyük bir ateşmiş
O gün bugündür
Ateşler kül oldu da
Sönmedi hasretin ateşi
Günler ay, aylar yıl olmuştu
Yılları düşünemedim bile
Açılar içinde nasıl yoğrulmuştu
Gülmeler hep yarımdı da
Katmerleşmiş di acılar
O zaman küçücük yüreğim
Tanıştığı ateşle büyüdü
Yüreğimde açan her güle
Bir parça ateş bulaştı
Aslında senin bırakıp gitmen
Benimde hayattan gitmem di
Daha ilk gün özlemiştim seni
Ama bugün daha çok özledim.
O zamanlarda da muhtaçtım
Ama bu gün bir sor ne haldeyim
Çıkmazlarda kaldım yine yoksun
Bir saniye olsun duyabilsem nefesini
Görebilsem gül yüzünü
Ruhuma bir dem derman olurdu
Ah babacım, ah !!!!!!!!!
Niye yoksun
Neden dermansızım
Dönemezsin biliyorum
Ama umutsuzca
Ben hala acabalardayım
Akan gözyaşlarıma
Sızlayan burnuma
Tıkanan nefesime
Alıştım da sensizliğe alışamadım
Canım babacığım

Dilşad ÇATALBAŞ (BATMAZ)